16 Ocak 2009 Cuma

İÇGÜDÜSEL TEDAVİ



Hepimiz biliriz ki kediler ve köpekler doğaları gereği etle beslenen hayvanlardır. Ancak zaman zaman parklarda ya da yeşillik alanlarda Bir kedi ya da köpeğin ot yemeğe çalıştığına da şahit olmuşuzdur. Herzaman bir kedi ve ya köpeğim olduğundan (bazan herikiside ), Bu durum benim dikkatimi çekmiş ve bir veteriner arkadaşıma sorduğumda Vücutlarında mineral, tuz ya da birtakım madenler eksildiğinde bunu içgüdüsel olarak ot yiyerek giderdiklerini söylemişti.
Bizlerse doğal olarak bizde de varolan bu içgüdülerimizi şartlanmalarımız dolayısıyla sürekli geri plana iteriz ya da farketmeyiz.'' Midem ağrıdı falanca kişi filanca ilacı kullanıyormuş mide için en güzel ilaç oymuş'' şeklinde bir düşünce yada ''bir nane limon kaynatayım iyi gelir'' benzeri şartlanmalarla hareket etmeyi tercih ederiz. Oysa yaşadığımız rahatsızlığın hemen öncesinde ya da o anda canımız bir kaşık bal çekmiştir. Ya da '' Allah allah bu kış kıyamette dondurma istemekte nereden çıktı '' diye kendi kendimize sormuşuzdur. Aklımız, mantığımız ya da şartlanmalarımız sürekli bu içten gelen sesi bastırmaya çalışır ve kendi doğrularını bize uygulatmak ister. Oysa o ses bizi ya gelecek bir hastalıktan korumak için ya da vücudumuzda eksik olan bazı maddelerin gereksinimi sonnucu ortaya çıkmıştır .
Eşim yüksek hemşire ve kayınvalidem yaşlı ve kilolu olduğundan (ayrıca Alzeimer hastası ) bütün hayatı yatakta geçiyor. Geçenler de hiçbir zaman yapmadığı birşey yaptı. Habire kola içicem diye tutturdu ve bu birkaç gün sürdü(ki kolayı da pek sevmez) neyse biz anlam veremedik ama isteğini de yerine getirdik. Bu arada eşim tıbbi olarak ta sürekli takip ettiği için bir kaç gün sonra birşeyin farkına vardı. O asitli içeceği içmesinin idrar yollarında oluşmaya başlayan bir tıkanmayı önlemiş olabileceğini (sonda takılı olduğundan daha önce bir tıkanıklık olmuştu)orada oluşabilecek bir kristaleşmeyi farkında olmadan kendi kendisine tedavi etmiş olduğunu farketti.
Sanırım hamilelerde de görülen aşerme diye tabir ettiğimiz konu da bu olsa gerek. Alakasız zamanlarda, ilginç isteklerde bulunmaları(bazıları şımarıklıktan yapsalarda istisnalar kaideyi bozmaz diyelim) ya bebeğin yada annenin bedeninde eksik olan bir maddeyi yerine koymak ya da gelebilecek bir hastalığı önlemek için olabilir. Sanırım şartlanmalarımıza yada hemen ilaçlara sarılmak yerine iç sesimize kulak verebilirsek daha sağlıklı bir yaşam sürebiliriz.TÜM DOSTLARA SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİM

4 yorum:

sufi dedi ki...

Canım Kardeşim ;
Ne güzel bir konuya değinmişsin bu gün.O iç sesini dinleyip ayırdedebildikten sonra ne bir hastalık ne de bir olumsuzluğun kapımızı çalmadan gelmeyeceğine inananlardan olurduk.Öyle de olduk da, arasıra nefs karışıyor işin içine.Bir olumsuz tümceyle bir çuval inciri hiç edebiliyoruz.Sevgilerimle dilek yani tontini.

haccecan dedi ki...

çok güzel bir paylaşım....
Herşeyi karmaşık hale getiriyoruz, oysa çözümler çok basit...
Sevgi, ilgi ve iç ses herşeyin çözümü olabilir... Başkalarını dinlemek yerine, insan kendinide dinleyebilmeli...

tutsak dedi ki...

Canım ablam sen de ben de nedense ilaç kullanmak konusunda oldum olası
tepkili olduk belki bu annemizin herşeyin çözümünü ilaçlarda aramasına tepkiydi, belki de yaratılışımızda vardı doğal olanı tercih etmek. Ya da tanıdığımız güzel insanların bize biz farkında olmadan verdikleri bir yaşam tarzıydı bu. Ben iç sesimi seviyorum bana yaptırdığı yanlışları da seviyorum yaşadığım hastalıklarımı da. Hepsinin benim hayrıma olduğunu düşünüyorum.

tutsak dedi ki...

Sevgili Haccecan evet aynen dediğin gibi iç sesimiz aklımıza ters düşsede herzaman haklı çıkıyor. Ne demişler ''aklın olduğu yerde aşk olmazmış.''