MÜZİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MÜZİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2009 Cuma

STAND BY ME

Söz ve bestesi John lennon a ait olan Stand by me isimli parçayı daha önceleri bir çok müzisyen yorumlamıştı ancak dünyanın birçok farklı ülkesinde yaşayan sokak çalgıcılarının yorumlamalarının birleştirilmesiyle oluşturulmuş bu video farklı bir tad veriyor.


When the night has come
And the land is dark
And the moon is the only light we see
No I won't be afraid
No I won't be afraid
Just as long as you stand, stand by me

And darling, darling stand by me
Oh, now, now, stand by me
Stand by me, stand by me

If the sky that we look upon
Should tumble and fall
And the mountain should crumble to the sea
I won't cry, I won't cry
No I won't shed a tear
Just as long as you stand, stand by me

And darling, darling stand by me
Oh, stand by me
Stand by me, stand by me, stand by me

Whenever you're in trouble won't you stand by me
Oh, now, now, stand by me
Oh, stand by me, stand by me, stand by me

Darling, darling stand by me
Stand by me
Oh stand by me, stand by me, stand by me

İlk dinlediğimde farketmemiştim 2.-3. dinleyişimde ilk söyleyen kişi kendi doğaçlama sözleriyle başlamış parçaya diyor ki:
No matter who you are
(kim olduğunun önemi yok)
no matter where you go
(nereye gittiğinin önemi yok)
in life you dont need somebody
to stand by you
(yaşamda seninle kalacak birisine ihtiyacın yok)
No matter how much money you get
(ne kadar para kazandığının önemi yok)
oh be free you get
(almaktan özgür ol- tam karşılığı olmayabilir)
you dont need somebody
to stand by you
(seninle kalacak birisine ihtiyacın yok)

16 Şubat 2009 Pazartesi

MENİM TANRIM GÖZELLİKTİR, SEVGİDİR




Menim Tanrim - Elmira Rehimova


Her kulun cihanda bir penahı var,
Her ehl-i halın bir kıblegahı var,
Herkesin bir aşkı, bir ilahı var,
Benim Tanrım güzelliktir, sevgidir.

Haz etmedim fırkadan, cemiyetten,
Zevk alamam harpten, siyasetten,
Bir şey duymam felsefeden, hikmetten,
Benim ruhum güzelliktir, sevgidir.

Güzel sevimlidir, cellat olsa da,
Sevgi hoştur, sonu feryat olsa da,
Uğrunda benliğim berbat olsa da,
Son dildarım güzelliktir, sevgidir.

Güzelsiz bir gülşen zindana benzer,
Sevgisiz bir başta akrepler gezer,
Ne görsem, hangi bezme etsem güzar,
Hep duyduğum güzelliktir, sevgidir.

Hüseyin Cavit


Hüseyin Abdullah oğlu Rasizade. Ünlü Azerbaycan şairi ve dramaturgudur. 1882 yılında Nahçıvan’da doğmuştur. İlk eğitimini Nahçıvan’da molla okulunda, orta eğitimini Mekteb-i terbiye adlı yeni usullu okulda almıştır (1894-1898). 1899-1903 yıllarında Güney Azerbaycan’da Tebriz’in Talibiye medresesinde eğitimine devam etmiştir. Hüseyin Cavit yüksek tahsilini İstanbul üniversitesi’nin edebiyat fakültesinde almıştır (1909). Nahçıvan, Gence, Tiflis ve 1915 yılından itibaren de Bakü’de öğretmenlik yapmıştır. 1941 yılında Sibirya’da ölmüştür. Haydar Aliyev tarafından naşı Sibirya’dan Nahçıvan’a getirtilmiş ve adına anıt mezar dikilmiştir.

Hüseyin Cavit hakkında AYRINTI

8 Şubat 2009 Pazar

ORİJİNALİ-CONSUELO LUZ-LOS BİLBİLİCOS


Yastayım isimli parçanın orijinalini sizlerle palaşmak istedim. uzun süredir arıyordum dinlemek için, sonunda buldum ve paylaşmak istedim. Harika bir ses ve yorum.

Los bilbilicos cantan
con sospiros de amor
mi neshama mi ventura
estan en tu poder

la rosa enflorese
en el mes de mai
mi neshama s'escurese,
sufriendo del amor

mas presto ven palomba
mas presto ven con mi
mas presto ven querida,
corre y salvame



Bülbüller şarkı söylüyor
aşkın soluklarıyla
benim ruh'um mutluluğum
senin kudretinde

gül açmakta
mayıs ayında
benim ruh'um süzülüyor
aşkın acısından

daha çabuk gel güvercin
daha çabuk gel benimle
daha çabuk gel sevgili
koş ve kurtar beni
çeviri: Arjantinden papağan gibi yazılar bloğunun yazarı Arzu
(soyadını bilmiyorum )

                Ferhat Göçer - Yastayım parçasının orjinalidir.Dazeo isimli albümün 2. parçasıdır. Yaptığı müzik sephardic müzik (sefarad) olarak tanımlanabilir.şarkılarında eski-ispanyolca (ladino) ve ibranice karışımı sözler kullanır. Şili'li ve Küba'lı bir anne ve babaya sahip olan Consuelo Luz.Cambridge üniversitesinde denizaşırı ispanyolca literatürü üzerine eğitim yapmıştır. Bu eğitim ile ilgili olarak Peru'da araştırmalarda da bulunmuştur. Daha sonra Newyork'da drama eğitimi almıştır. Taos,New Meksiko'da bir kasabada çocukları ile birlikte köy hayatı sürdürmüştür. Yerel yaşam onu etkilemiştir.Kasabada annesi yahudi olmasına rağmen kliselerde korolara katılmıştır.Eski-ispanyolca dilinde şarkı söyleyen bir çok insanla arkadaşlık etmiştir.Dünyadaki her kültürün çeşitlilik şemsiyesi içinde olması gerektiğine inanır.Dünyanın gidişatı hakkında endişeleri olan Conseulo Luz.batının doğuya bakışının da önyargılı olduğunu düşünür."los biblicos" şarkısını dinleyen herkes bir çok kültürün kokusunu alabilir.

22 Ocak 2009 Perşembe

KARANTİNALI DESPİNA-ATİLLA İLHAN VE TİMUR SELÇUK




Karantinalý Despina - Timur Selçuk

Bir gül takıpta sevdalı, hergece saçlarına
Çıktımı deprem sanırdın, karakız kantosuna
Titreşir kadehler camlar, kırılırdı alkışlardan
Muammer beyin gözdesi, karantinalı Despina

Titreşir kadehler camlar, kırılırdı alkışlardan
Muammer beyin gözdesi, karantinalı Despina

Çapkın gülüşü, şöyle faytona binişi cordelia dan
Ne kadar başkaydı her kadından her bakımdan
Sınırsız bir mutlulukta, uyuturdu Muammer beyi
Ustalıkla damıttığı, o tantanalı aşklarından

Bir gül takıpta sevdalı, hergece saçlarına
Çıktımı deprem sanırdın, karakız kantosuna
Titreşir kadehler camlar, kırılırdı alkışlardan
Muammer beyin gözdesi, karantinalı Despina

Titreşir kadehler camlar, kırılırdı alkışlardan
Muammer beyin gözdesi, karantinalı Despina

İşgal altüst etti nasılda izmirde herşeyi
Öğrendi kullanmasını Despina bu yanlış geceyi
Körfezde parıldayan Yunan zırhlılarına karşı
miralay Zafiru'yla İsplandit palasta sevişmeyi

Bir gül takıpta sevdalı, hergece saçlarına
Çıktımı deprem sanırdın, karakız kantosuna
Titreşir kadehler camlar, kırılırdı alkışlardan
Muammer beyin gözdesi, karantinalı Despina

Titreşir kadehler camlar, kırılırdı alkışlardan
Muammer beyin gözdesi, karantinalı Despina

Gemi sinyallerinin gece bahçelere yansıması
Havuzda samanyolu'nun hisarbuselik şarkısı
Demlendikçe yalnızlığı aydınlanıyor Muammer bey
Olmayacak şey bir insanın bir insanı anlaması

Bir gül takıpta sevdalı, hergece saçlarına
Çıktımı deprem sanırdın, karakız kantosuna
Titreşir kadehler camlar, kırılırdı alkışlardan
Muammer beyin gözdesi, karantinalı Despina

Titreşir kadehler camlar, kırılırdı alkışlardan
Muammer beyin gözdesi, karantinalı Despina

ATİLLA İLHAN
O kadar güzel yazılıp seslendirilmiş ki herkesin kafasında başka bir öykü yaratabileceğini düşünüyorum

20 Mayıs 2003 Salı

DERYALAR - Türküler ve Öyküleri

DERYALAR

Arif_senturk_-_Der...



Yusuf ile Feride birbirlerini çok severler ancak aileleri bir türlü evlenmelerine razı gelmez. Yusuf bir gün kafasında bir plan yapar Arda Nehrini sevdiğiyle geçerek izlerini kaybettirip yeni bir hayat kurmayı düşler.
Bu durumu ferideye anlatır. Feride Arda ' ya bizim kayıklar dayanmaz gitmeyelim der ama nafiledir. Feride Yusuf un ısrarlarına dayanamaz ve Ardayı aşmayı kabul eder. Ancak şans yüzlerine gülmez ve daldalar kayığı devirir. Yusuf ta boğularak ölür. feride bir şekilde kurtulmayı başarır ancak Yusufun ölümü O' nu çok yaralar ve bu türküyü söyleyerek ağıt yakar...

Kırcaliyle Arda Arası
Saat Sekiz Sırası(Yusuf Um Saat Sekiz Sırası)
Ardalılar Ağlıyor (Yusufum)
Yoktur Çaresi
Aman Bre Deryalar Kanlıca Deryalar
Biz Nişanlıyız
İkimizde Bir Boydayız
Biz Delikanlıyız

Çıkar Aba Poturunu
Dalgalar Artacak
Demedim Mi Ben Sana Yusufum
Kayığımız Batacak

Kırcaliyle Arda Boylarında
Kimler Gidecek
Civanda Yusufumun Garip Annesine



ZAHİDE-Türküler ve Öyküleri

ZAHİDE

Neşet ERTAŞ - ZAHiDEM



Halk arasında “Zahidem” adıyla ün yapan türkünün şairi Aşık Arap Mustafa, 1901 yılında Çiçekdağı’na bağlı Orta Hacı Ahmetli köyünde dünyaya gelmiştir. Babasını annesini çok küçük yaşlarda yitirdi. İlk önce bir akrabasının himayesinde, daha sonraları da onun bunun yanında büyüdü.

Arap Mustafa’nın babası düğünlerde, toplantılarda “Koca Oyunu” adı verilen oyunda “Arap” rölünü üstlenirdi. Bu nedenle Mustafa’ya da “Arap” lakabı takılmıştır. Kimsesiz kalan Arap Mustafa 10 yaşına gelince Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Hacı Bürozadeler’den Mehmet’e çiftçi durdu. Zaman içinde çalışkan, babayiğit, giyimine özen gösteren yakışıklı bir delikanlı olan Arap Mustafa, Ağasının yeni yetişen Zahide’ye gönlünü kaptırdı. Fakir ve kimsesiz olduğundan bu sırrını bir türlü açığa vuramadı.

20’sinde askere giden Mustafa’nın aklı, deliler gibi sevdiği Zahide’de kalmıştı. Köydeki dostlarına mektuplar göndererek Zahide’den haber almaya çalışan Arap Mustafa, Zahide’nin başka biriyle evlendirildiğini ve düğünün’ün de bir hafta sonra olacağını duyunca üzüntüsünü aşağıda içli mısralara dökmüştür. Türküyü Neşet Ertaş plağa okuyup tanıtmıştır. (1)

Zahide kurbanım n'olacak halim
Yine bir laf duydum kırıldı belim
Gelenden gidenden haber sorarım
Zahidem bu hafta oluyor gelin

Hezeli de deli gönül hezeli
Çiçek Dağı döktü m'ola gazeli
Dolaştım alemi gurbet gezeli
Bulamadım Zahide'den güzeli

Gurbet ellerinde esirim esir
Zahide kurbanım hep bende kusur
Eğer anan seni bana verirse
Nemize yetmiyor el kadar hasır


Arapoğlu Mustafa’nın kendisine Mecnun gibi aşık olduğundan etkilenen Zahide, Mustafa için şiirler söylemiştir. Bu şiirin üç kıtasını H. Vahit
Bulut, 1973 yılında Yukarı Hacı Ahmetli köyünden Zahide’nin yakın arkadaşı ve sırdaşı Fatik’ten derlemiştir.(2) Baştaki iki kıta tarafımızdan derlenmiştir.

Bu nasıl sevdaymış geldi başıma
Felek ağu kattı tatlı aşıma
Sevda çekenlere zor gelir gurbet
Gece gündüz elim kalkmaz işime.
Aşağıda sap kağnısı geliyo
Derdin beni elik elik eliyo
Kurbanlar olayım gara Mustafam
Babam beni yad ellere veriyo.

Arapoğlu derler gayeten atik
Gözleri kara da, kaşları çatık
Git nazlı y de bir haber getir
Bastığın yerlere kurbanım Fatik.

Ağlayarak yayığımı yayarım
Yarim gitti günlerini sayarım
Çıksa Büyüköz’e mendil sallasa
Islık çalsa ıslığını duyarım.

Coşkuna da deli gönül coşkuna
Aşkından Zahide döndü şaşkına
Sensiz edemiyom nazlı civanım
N’olur bir yol görün Allah aşkına.





KAYNAK
- Doğuş Gazetesi, Sayı, 8,9-18 Ekim 1973.
- H. Vahit Bulut, Kırşehir Halk Ozanları, Filiz Yay. 1983, S. 109.


Kaynak:
Öyküleriyle Kırşehir Tütküleri, Destanları, Ağıtları (sayfa: 206,207,208)
Baki Yaşa Altınok
Oba Kitabevi
Ankara, Mayıs 2003