13 Mayıs 2009 Çarşamba

HOŞBULDUK BEN NİLGÜN


Yüreğim acıyor. Onca yıl çektiklerimden sonra, düz ve doğru olma çabalarımdan sonra elimde kalan elma şekerinin çubuğuna bakıyorum da, o da kırık. Bir yanda kendi hastalıklarım, bir yanda tuvaletini yaptığını farkedemeyen, çevrede halisünasyonlar gören, sürekli hırsız korkusu yaşayan bir ana, bunca yıllık çabama rağmen yanlışlarını düzeltemediğim bir evlat, onu düzeltmek adına eşimden duyduğum balyoz gibi laflar.Sanki kafama kakılması gerekiyor. Rahmetli anneannem derdi ki;''zalimden alim, alimden zalim olmaz'', ben de karıştırdım kimin alim, kimin zalim olduğunu. Dilerim yaşadığım ikilem, üçlem, beşlem biter. Kulakları çınlasın bir arkadaşım derdi ki; ''bir evlilikte sevgi gerek ama yeter şart değil''. Haklıymış! Evlilik için özveri , sevgi sadakat ve her türlü kötülüğe göğüs germek gerekir.Ben eşimle bunları yaşıyorum ama; kızımın nasıl algılayıp yaşayacağını bilemiyorum şimdi gördüğüm; sadece aptal aşık. Ben ne işimde ,ne özel hayatımda kolay pes eden bir insan değilim. Her zaman savaşçı oldum; yazık ki sonuç sıfır. İstediğim yerde değilim; sevenim çok, ama ben mutlu değilim. Kocam olmasa bugün ölürüm.Kendimi hayata yenilmiş küskün ve berbat hissediyorum. Hani şarkı diyor ya;
'' Son ümidim de bitti,
Kuş gibi uçtu gitti.
Geri kalan hep yalan,
İçimde acı hicran''.
Biliyor musunuz bugün babamın üç ay önce öldüğünü öğrendim. Onun ne kadar bencil olduğunu, sadece kendisi için yaşadığını bir kez daha gördüm. Dilerim ben ve annem öbür dünyaya gidene dek bize yaptıkları ve istese tamir edebileceği halde yapmadığı şeyler, göstermediği sevgisi için ikimizi de dikine beklesin....AMİN! Ben affetmiyorum, umarım yüce rabbim onu affeder.Tüm çevresine fakir babası idi,ne olurdu biraz da benim babam olmayı deneseydi !

23 yorum:

Evren dedi ki...

Nilgünnnn :( söylemek istedim birşeyler ama dökülmediler... Sevginin yeter şart olmadığını deneyimleyenlerdenim....Ve kaderin ne kadar değiştirmek istesek de bizi çizgimizden alakoymadığını bilenlerden ve yüreğin acımasının ve hatta ölmeği tercih edecek kadar acımasını yaşayanlardanım... Belki de susuşum bundandır ya da sadece anlamaya çalıştığımdan... Belki de söylenecek hiç birşey olmadığını bildiğimmden :(((

Nilgün dedi ki...

Sevgili Evren
En azından yorum yazıp duygularımı paylaştığın için teşekkürler. Ama inan şu an yüreğim kanıyor.

Nilambara dedi ki...

Sevgili Nilgün, bazen kelimelerin anlamsız kaldığı anlar var, ne söylesen karşındakine ilaç olmayacaktır. Bu da o anlardan..
Ancak bildiğim birşey var ki bizi biz yapan yaşadığımız acılar ve bu acılar karşısındaki duruşumuz... ve bu duruş galiba olması gereken en doğal halimiz, dikkatimizin dışarıda değil içimzde olduğu ve sürekli çözüm arayışında olduğu.. sorgularken öğrendiği, idrak ettiği anlar... Kuranda, Allah kimseye taşıyabileceğinden daha büyük yük vermez der ya, bunlar da mutlaka ki senin başedemeyeceğin şeyler değil...
bir de deneyerek öğrendim ki içinde bulunduğun şart ne olursa olsun şükretmek yerine yakındıkça şartlar ağırlaşmakta... şükreden biri olduğun belli, eminim ki zaman içinde şartlar da hafifleyecektir...
a buarada hoşgeldin :)
sevgilerimle,

MoonSun dedi ki...

Merhaba Nilgun,

Sevgi gercekten yetmiyor cogu zaman, evliyim ve acemiyim evlilikte, her gecen gun agzimi bir karis acik birakacak yeni bir sey ogreniyorum hem karsimdaki insana hem de hayata dair...

Sanirim bizi olgunlastiran ve hayata karsi dayanikli kilan sey de goz yaslarimiz ve icimizde biriken kimseyle paylasamadigimiz sirlarimiz...

Hosgeldin tekrar, paylasacak cok sey var :)

düş dedi ki...

yasanan acı o kadar yakar ki yüregi, nefes bile alamaz insan,
ve kimse teselli edemez insani, herkes çok yakın ama çok uzaktır aslında o anlarda ve bunu yaşamayı kabullenip isyan etmediginde insan bir armagan açar gönülde, acıyı hoşgeldin, gel buyur diye kabul ettiginde ve ona, dışarıdan bir tanık gibi bakabildiginde insan, acı acıtamaz ve sadece adı "acı" olan bir etikete donusur, ve o vakit acıyla özdeşleşmediginde insan, kendini suçlamaktan, kendine acımaktan da vazgeçer..
sevgili Nilgun acı buyuk armagandır ve onu yasadıktan sonra niyet; bundan sonra sevince ve neseye acıyorum kapımı diye dillenir..dilerim dillenir..hoşgeldin:)

Nilgün dedi ki...

Sevgili Nilambara; Moonsun; DüşDün bağıra bağıra ağladığım ama asla isyan etmediğim depresif bir gün yaşamıştım.Sizlerle böyle tanışmak istemezdim. Ama yorumlarınızla bana beni hatırlattınız. Ben bir akrebim. Herzaman küllerimden ateş yaktım yine yakacağım.Sizler sevgiyi bilen ve paylaşmaktan mutlu olan insanlarsınız. Sevgiyle yaşayın.Teşekkürler..Nilgün

Belgin dedi ki...

Nilgün ablam, hayat hikayemiz ne kadar da birbirine benziyor. Eger hemen hemen ayni seyleri yasamis biriyle konusmak, paylasmak istersen bu gün aksam konusabiliriz. Ister MSN de, istersen telefonla. Nasil istersen. Buradayim, yanindayim güzel ablam. Yalniz degilsin.
Sevgilerimle

Nilgün dedi ki...

Sevgili Belgin
Acılar benzer olabilir ama asla aynı değildir. Eşim benimle acılarımı paylaştığı halde, onun duyduğu acı ile benim duyduğum acı farklı. Dost eli uzatman güzel beni mutlu ettin. Dünyada hala karşılık beklemeden sevgisini vermek isteyen insan bulmak zor. Dilerim sen bundan sonra acı görmezsin.
Güzellikler seninle olsun.

Pırıltılı cadı dedi ki...

bazen yetmiyor kelimeler, ne uzuntuyu anlatmaya, nede ıcınde hıssettıgın acıyı.. ama dur, hergun boyle gecmeyecek, guzellıklerde olacak.. bunların gelecegını yada olacagını bilmeye calıs,
üzülme.. ve acıtma kendini..
demesı kolay uygulaması zor olan bı iş bu. bılmezmıyım hıc..

beenmaya dedi ki...

acıların yaşandığı gibi dile dökülemediğini, ve yanındaki elini yüreğini uzatan kim olursa olsun asla paylaşılamadığını, hafiflemediğini ve en önemlisi asla tam olarak anlaşılamadığını öğreneli çok olmadı. ama anlattıkça içindeki acının katmanlaştırdığı zehiri dökermiş insan, uzatılan elin yüreğin varlığıyla hala güzel şeyler olabildiğine dair ümidini tazeleyebilirmiş, hayatın acı yanından baktığında, o acıdan gözlerini ve yüreğini kör etmediği müddetçe (ki bu birazda kişinin elinde öyle değil mi) diğer yanını da hem de pek çok kişiden çok daha farklı görebilirmiş...

şimdi acını dinlemekten, elimden geldiğince sana buradan varlığımı hissettirip içindeki zehirin akmasına bir nebze olsun katkıda bulunmaktan ve biran önce umuda dair hayatın iyi yanlarını görmeni dilemekten başka birşey gelmiyor elimden ne yazık ki...

Abi dedi ki...

Hoşgeldin...

Vladimir dedi ki...

Babam bizi bıraktıktan sonra çok uzun yıllar görmedim sonra bir iki kez rastlaştık. Onu 14 yıl görmedim, konuşmadım. Ama bizi bıraktığı günden itibaren hep aklımdaydı,gündüzleri kolaydı ama akşamları başımı yastığa koyduğumda onunla konuşmalarım bitmezdi. Bizleri görmemek onun tercihiydi, yeni hayatında yürümek onun tercihiydi. Yetişkin olduktan sonra arayıp bulabilirdim onu. Ama istemedim. Öldüğünde eşi beni aradı, "ilgilenmediğimi" söyledim. Bu da benim tercihimdi. Akşamları beni uyutmayan ses o gece sustu.

Anne, baba, çocuk. Çekirdek ailenin nedeni ne olursa olsun parçalanmasının en büüyük acılarını yaşı ne olursa olsun çocuklar çekiyor.

Zamanın her şeyin en iyi ilacı olduğunu biliyorum. Kİmisine daha az kimisine daha çok. Hayat hepimizi farklı yerden yakalıyor. Senin güçlü bir insan olduğunu düşünüyorum. Gücün sana her zaman en büyük destek olacak.
Sevgiler.

moonlight_esin dedi ki...

Gözlerimi kapadım ve bu hikayenin baş kahramanı ben mişim gibi bi hissettim. =(

Demek ki acılarda eş zamanlı olabiliyormuş.Şuan söylemek isteyipte söyleyemediğim onca söz boğazımda düğümlenip kaldı :'(

Her daim söylediğim bir söz var seninle de paylaşmak istiyorum ''EN ÇOK ACI BÜYÜTÜR İNSANI''

Sevgilerimle,
Yanlız değilsin, hoşgeldin !...

Nilgün dedi ki...

Hani acılar paylaştıkça azalır diyorlar ya yalan! Niye mi bir müddet sonra o insanlar sizden sızlanmalar dinlemek yerine gülüp eğlenebilecekleri birilerini bulup söyleşiyorlar. Sen anılarında sadece zayıf, güçsüz, beceriksiz, sulugöz biri olarak kalıyorsun. Dün gece neden yazdım neden yaptım bilemiyorum ama artık yine eskisi gibi kaya kadar sert olan yalnız göstereceğim zırha bürüneceğim. Kimseye zayıf yanımı göstermeyeceğim. İnsanlara verebildiğimce sevgi ve şefkat dağıtmaya çalışacağım.Benim için değil başkaları için yaşamaya devam edeceğim. Takacağım maske zamanla yüzüme yerleşir.Bakın şimdiden düşünürken bile gülümsemeye başladım. Hoşçakalın.

Evren dedi ki...

http://evrenin.blogspot.com/2009/03/bir-dilegim-var.html

bir yararı olur mu bilmem ama daha önce başarılı olmuştu :)

Su cicegiyim ben bir tek durgun suyun uzerindeki degil ama... dedi ki...

Merhaba;ben Nily daha doğrusu kuzenlerim öyle diyorlar.Sizi Kubilay ve GULTEİN de keşfettim.İzin verirseniz blog unuzda uslu uslu okuma yapmak istiyorum.Sadece son yazınızı okudum.Bana şuan yorum yapmak düşerse eğer şunu söylemek isterim..Hiç bir söz içimizdeki öfkeyi (nefreti diyemiyeceğim) bastıramaz.Ne yazıkki seçme şansımız yoktu.Şimdilik iyi günler.

tutsak dedi ki...

Canım
Sen hiçbir zaman güçsüz, zayıf, sulugöz, beceriksiz birisi olmadın ki. Hayatın boyunca sevgin, sevdiklerin için mücadele eden asla vazgeçmeyen sevdiklerin uğruna ölümü bile göze alan birisi oldun. Senin çaban olmasaydı 22 sene sonra biraraya gelmemiz mümkün olurmuydu, senin çaban olmasaydı Gülden kendi ayakları üzerinde durabilecek bir meslek sahibi, kendisine bu kadar güvenen hatta seni dahi umursamayacak kadar güçlü bir yapıya sahip olabilirmiydi. Senin Anne'yi yaşatabilmek için sarfettiğin çabaya, Sevgiye Rab'bimin karşılık vermesi boşuna mı sanıyorsun. Tabii ki en nihayetinde insansın ve bir kırılma noktan olması o kadar doğal ki Yeri gelmiş Yunus bile Mevlana bile hatta birçok ermiş kişi bile isyanlarını sevgiliye yansıtmışlar bu zayıflık değil güçlü olmaktır ve benim dileğim olmadığın bir maskeye bürünmek yerine gerekirse isyanını haykırabilmendir. Sen hangi durumda olursan ol biliyorsun ki ben senin yanında olacağım. Bu saçlarımı neden uzattım sanıyorsun sıkıntılı anlarında asılacak yolacak bir şey bulabilirmiydin onlar olmasaydı :). Dostlarımıza da teşekkür ediyorum sana destek olmak adına gösterdikleri ilgi sevgi ve şevkatten dolayı. Hepsinin zaten benim gönlümde ayrı ayrı yerleri var ve hepsi çok değerli insanlar. Bütün bu sıkıntılar arasında gerçek dostların uzanan elleri benim için UMUT'un bile ötesinde
ÇOK TEŞEKKÜRLER, SEVGİLER

guguk kuşu dedi ki...

Nilgüncüm,
Evet acılar (gerçek acılar) paylaşılmıyor hernekadar tersi iddia edilse de. Seni öyle iiyi anlıyorum ki, canım babaannem de ne yazıkki alzheimer olmuştu, onu öyle görmek çok acıydı. Bir süre zaten şizofren olan babamla birlikte bırakmak zorunda kalmıştık, başka bir alternatifi kabul etmiyorlardı, öyle acıydı ki...en sonunda dibe vurmuştum, sürekli uyuyordum, ayağa kalktığımda dizlerim boşalıyordu, buarada tezimi bitirmem gerekiyordu, 2 küçük çocuğum vardı, ufff hatırlamak istemiyorum, zaten annesiz büyümüştüm..............hepsi geçti nilgün inan bana hepsi. sana diyebileceğim tek şey budur:GEÇECEK; İNAN neolur.Ve Rabbine sığın

sufi dedi ki...

Canım kardeşim Nilgün'üm;
Sen ameliyat olduktan sonra iş ortamındaki dostların ve arkadaşların, doktorların sana nasıl baktığını ve senin enerji ve desteğine ne kadar muhtaç olduklarını görenlerdenim.Sen; gördüm ki herkes için yaşam kaynağısın.Hiç Güneş; "ama ben artık sıkıldım bu acılara katlanamıyorum ışığımı üzerinizden çekiyorum "der mi? İşte senin de görevin yanarken aydınlatmak, için cızlasa da bu seni daha güçlü yapacak inanıyorum.Işığın daha bir güçlenecek canım.Bütün güzel aileni sevgiyle kucaklayıp öpüyorum.Tontini.

Nilgün dedi ki...

sevgili DOSTLAR
Biliyormusunuz dünyada hala başkalarının duygularına ya da acılarına değer veren ona destek olmaya çalışan insanlar olması çok güzel bu tanrının hala bizden ümit kesmediğini gösterir. Sevecenlik, merhamet, yardımlaşma duyguları var oldukça insanlar eninde sonunda yerindiren Allahımın sevindireceği günlere gelirler buna inanıyorum tüm dostlara SEVGİLER

Ayşe dedi ki...

Sevgili Nilgün,
İçinde bulunduğun durum her ne olursa olsun kendini olduğun gibi ifade etmiş olmana hayran kaldım. Umarım zırh giymeden yoluna devam edersin de senden yayılacak ışığa hiçbir şey engel olmamış olur.
Sevgilerimle...

Pırıltılı cadı dedi ki...

daha ıyısındır umarım..

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Hosgeldin Nilgun; senin de anlatimin cok gucluymus hayat arkadasin gibi yuregine saglik...
Dostumun dostu benim de dostum; o yuzden senden ricam "affetmen".

Kin ve nefretin insanin icini bir asit gibi erittigine inanirim cunku...

Affet ve havale et bak; nasil kus gibi hafifleyeceksin.

Sevgiler