12 Mart 2009 Perşembe

MİMLERE CEVAP


Bir roman yazsaydım ne yazardım diye mimlemiş beni Sevgili H.Y.ERGÜN



Aslında bir roman yazacak kadar iyi bir edebi bilgim olduğunu sanmıyorum. Ancak öyle bir şeye niyetlenseydim sanırım öncelikle kendi yaşantımdan kesitlerle birlikte, çevremde yaşanan ilginç olayları yaşam felsefemle harmanlayıp bir şeyler yazmaya çalışırdım.



İkinci bir Mim de sevgili Evren den gelmiş ‘’Mutluluk üzerine’’ yazmamı istemiş.



Mutluluk: 22 sene hiç görüşmediğim ilk aşkımın telefondaki sesini duyduğumda ‘’Nilgün sen misin?’’ diye sorabilmek; ‘’hay Allah tanıdın mı ‘’ cevabını almak ve ertesi gün sanki aradaki 22 sene hiç yokmuşçasına el ele tutuşup kaldığımız yerden yaşantımızı birlikte devam ettirmeye karar vermiş ve uygulamış olmaktır.


Aslında bu konu her iki Mim e de cevap olabilir çünkü: hayatımın sadece bu kesimi bile bir romana sığabilir.



Bu arada söz romandan açılmışken çok güldüğüm bir de fıkra var onu da anlatmadan geçemeyeceğim.

Bizim Temel roman yazmaya karar vermiş. Arkadaşlarına anlattığında hepsi; ‘’Ya temel sen ilkokulu zor bitirdin nasıl roman yazacaksın’’ diye dalga geçmişler. Bizimki buna daha çok kızmış ve; ‘’görürsünüz İstanbul a gidip Pamuk ağabeyle konuşup fikir alacağım sonra da yazacağım’’ demiş ve dediğini yapmış. Allem etmiş, kalem etmiş Pamuk’u bulup anlatmış ne istediğini. Pamuk ta ona bak demiş; ‘’önemli olan, yazacağın romanın içinde 1-Asalet / 2-Entrika / 3-Cinsellik / 4-Din konuları mutlaka bulunmalı bunu yaparsan başarılı olursun ‘’

Temel dönmüş geriye eve kapanmış 3 ay hiç evden çıkmadan bir roman yazmış yayınevine götürmüş kitap basılmış ve daha ilk baskısında satış rekoru kırmış. Bizimki doğru Pamuk ağabeyinin yanına gitmiş ve ‘’Çok teşekkür ederim dediğinizi yaptım ve rekor kırdı kitabım’’ demiş. Pamuk; ‘’ Adı ne kitabınızın’’

Temel; ‘’ Kraliçeyi Kim Yaptı?’’

Pamuk; ’’Güzel! Asalet var, Entrika var, Cinsellik var ama sanırım Din konusunu unutmuşsun’’

Tüüüüh! Der temel; ‘’ikinci baskıya kadar yeniden düzenleyeyim olmazsa ‘’ deyip geri döner ve 2 ay sonra kitabın ikinci baskısı piyasaya sürülür.

Temel adını da değiştirmiştir kitabın;

‘’ALLAH, ALLAH KRALİÇEYİ KİM YAPTI?’’

Ben de roman yazsam herhalde böyle bir şey olurdu

Sevgilerimle.

19 yorum:

Belgin dedi ki...

Tutsakcim senin gibi sabirli (22yil!) ve sevecen bir insan mutlu olmayi hak ediyor bence:)
Bu büyük askin romanini da yazarsin insallah bir gün, bekliyorum:)
Sevgilerimle

beenmaya dedi ki...

22 yıl sonra kaldığınız yerden devam etmek bu ne büyük ne güzel bir aşktır böyle :))) nice 22 senelere diyorum bende size o halde ama bu seferki hep birlikte olsun...

Maryjade dedi ki...

bu ne güzel bir mutluluk,ne güzel bir duygu! 22 sene ve sonra kaldığı yerden devam etmek...
Allah mutluluğunu/zu devam ettirsin.
Sevgilerimle

Vladimir dedi ki...

22 yıl sonra...

Çok etkileyici..

Aslında roman herkes yazabilir sanırım, sabretmek ve disiplinli olmak çok önemli. Kesinlikle zaman ayırmak lazım.

Fıkraya çok güldüm, slogan isimlerden geçilmiyor zira. Tuna kiremitçinin kitap isimlerini çok seviyorum, ismi okuyorum kitabı okumama gerek kalmıyor.

moonlight_esin dedi ki...

İMKANSIZ AŞK YOKTUR !!! sözüne bir örnek :)

Uma dedi ki...

22 yil boyunca Nilgun Hanim kalbinizin icindeydi, simdi hem icinde, hem gozununuzun onunde. Ne buyuk tamamlanmislik :) Ici de disi da bir :)

Prem...

Evren dedi ki...

nice 22 seneler... ne güzel bir devam bu böyle... ne masalsı bir aşk... harika :)

düş dedi ki...

bu dünyada ayrılıklar olmasa, kavuşmalar olurmuydu hiç?Aşk ile giden aşk ile gelir elbet(aslinda sanirim gidiş geliş de yok, kalp bunu herzaman bilir) ve kalpteki aşk dile gelir elbet, ilelebet aşk olsun:)Nilgun hanimin gonlundeki siz, sizin gönlunuzdeki Nilgun hanim oldukça aşk bitermi hiç..
sevgimle:)

Brajeshwari dedi ki...

Ne güzel, 22 yıl sonrası.. Demek ki 22 yıl hazırlandız birbirinizi tekrar bulmaya... Aşk olsun hep..Bir de sizin internetiniz olsun bir an önce:)

Bu arada Vladimir'in Tuna Kiremitçi yorumuna çok güldüm.:)

Abi dedi ki...

ben yirmi iki yıl sonra karşıma çıkacak sevgilime "yine mi sen?" diye sorardım sanırım..:))
şaka şaka.. Nilgün hanımı kızdırmayalım da.:)

Nilambara dedi ki...

Sevgili Tutsak, tam mimlere cevap verip rahatlamışken tarafımdan mimlendiniz :)
"hayatımın sadece bu kesimi bile bir romana sığabilir." demişken, bu kesimi mini bir roman olarak anlatın lütfen...
böyle bir mim varmıdır... sanmıyorum, ama şu andan itibaren oldu :)
22 sene yürekte ve sonra elele yaşanan aşkın, tüm aşıklara, AŞK ile yoğurulanlara çok özel lezzetler vereceğine eminim...

şimdiden teşekkürler ve sevgiler :)

haccecan dedi ki...

22 yılll
ellerinizden öpülür...
fıkrayıda burda sesli şekilde okuyup arkadaşımla güldüm...
çok sağolun...

sufi dedi ki...

Canım kardeşlerim;
Aşk hikayenizi roman yapmak fikri muhteşem olurdu bance de.Benim gözümde Nilgün hiç değişmedi" abla cım" diyen sesi bile 22 sene evvelki gibi heyecanlı ve çocukça.Senin de değişmeyen eksilmeyen sevgin. Dilerim birlikte yaşar birlikte doğarsınız yeni yaşamlara.2150 deki gibi...Sevgilerimle tontini.

tutsak dedi ki...

Sevgili Dostlar herkese teşekkür ediyorum değerli yorumlarınız için.
Çok kere yazmak için başladım ama önemli olan özü diye düşündüğümden sanırım ben birşeyleri uzun uzadıya anlatmaktan pek hoşlanmıyorum ya ds beceremediğimden MUNDAR diyorum. Neyse teşviklerinizle bir kez daha denemeye karar verdim ve burada olmadığım birkaç gün içinde 6 satır falan yazabildim artık gerisi ne zaman gelir bilemem.:)
Sevgilerimle

Belgin dedi ki...

Tutsakcim oldumu, baglandi mi sizin Telefon-Internet?
Heyyyoooo, hosgeldin, özlemistik:)))

moonlight_esin dedi ki...

Büyük Tutsak diye hitap etmemin bi sakıncası olmaz değil mi? :))

lemanice dedi ki...

bu romanı bekliyorum.hoş geldiniz.

Pırıltılı cadı dedi ki...

:) oncelıkle fıkra harikaydı:)))
22 yıl dile kolay.. demekkı varsa bır hayır bugun olmasa bıle oluyor. emınım o 22 yılda neler dusunulmus neler hıssedılmısdır..
:)
sevgilerimle,
pırıltılı cadı

UFUK ÇİZGİSİ dedi ki...

:) bu hikayeyi duymayalı çok olmuştu.